
Gizli Belgelerde Maraş Alevî-Kürtler




Dewrêşgewr Ocağı/Aşireti: Dersim’in Dervişlik Geleneğinde Bir Direniş Öyküsü (Dr. Dilşa Deniz)
Dersim inanç sistemi, aşirete dayalı olan ocaklık üzerinde temellenen bir inanç hiyerarşisi olarak tanımlanabilir. Ocaklar da aslında birer soy/aşiret örgütlenmesi olup, dinsel hiyerarşinin belirlenmesi ve ocak olarak tescili de “keramet” denen temel bir olguya bağlanmıştır. Okumaya devam et “Dewrêş Gewr Ocağı: Bir Direniş Öyküsü”



Dûzgi, Dersimde “Asparê Astorê Kimeti” olarak bilinmektedir; yani Koyu Kızıl bir atın binicisi. Kimet Kirmancça’da “Doru” anlamına gelmektedir. Tıpkı Xizir’a Spîla (Beyaz -Boz Atlı), Dûzgi’ya Sûrela (Kızıl Atlı) denmesi gibi.
Okumaya devam et “Rea Haq Mitolojisi 2: Mithra ve Bava Duzgi”

Bunların Bava Duzgı Kültü açısından önemi, Bava Duzgı’nın bir kartalla simgeleniyor olmasıdır. Yöre halkı bu kartala Heliye Çhal yada Heliyo Duzgıni demektedir. İnanışa göre Duzgı, Heliyo Çhal donunda gökyüzünde kanat çırpmaktadır.
Horasan manipülasyonu. Horasanla kastedilen nedir? Horasan neresidir, kaç tane horasan vardır. Eba Müslüm Horasanî kimdir, ittihat ve terakki Horasan’ı neden farklı tanıttı, horasanla ilgili belgeler. Mehmet Bayrak ile Horasan üzerine konuşuldu.
Okumaya devam et “Video: Alevî ve Kürt Tarihinde Horasan”


ÖZET: 12 İmam Orucu dahil edilmezse, Dersim ve çevre illerdeki Alevilerin en önemli dinsel günleri ve bayramları kış mevsimi süresince gerçekleştirilir. İlk etkinlik 21 Aralık’ta Gağan’la başlar, sonra sırasıyla Hızır, Kara Çarşamba ve 21 Mart’ta Hawtemal/Heftemal takip eder.
Okumaya devam et “Bir Takvimin Analizi: Gağan Xizir Çarşemê Reş Haftemal (1)”
Bilindiği kadarıyla Sinemillilerin kurucu Piri, Kürtlerin “Mil” kolundan olan Seyit Sinan (Sîn – Sîno – Sînî Millî) İmam Rıza ile birlikte Horasana göçen akrabalarından ayrılarak bir grup Seyitle birlikte batıya göç edip Xarpet (Harput) yöresine yerleşmiştir…
Okumaya devam et “Köklü Bir Alevî Ocağı: Sinemilli Ocağı (İbrahim Sinemillioğlu)”
… Baba Mansûr, evin yapımı sürerken damın üstünün kapanması, dam direkleri (Kêran) almak için Bağîn’e gitmeye karar verir. Mûxûndu halkına : ” Îşev kes der mekevin û der “ (Bu gece hiç kimse dışarı çıkmasın) uyarısında bulunur. Gece yarısı iki direği iki horozun arkasına koşum yaparak getirir.
Okumaya devam et “Baba Mansûr, Horoz Kültü ve Marê Sur”

Aşiret: Kavli (Kavilü)
Coğrafya: Dersim, Çorum, Yozgat, Sivas, Elazığ
Dil: Kürtçe‘nin Kurmanc Lehçesi
Pir Ocağı: Şeyh Çoban Ocağı
Mürşid Ocağı: Serçelan Ağuçan Ocağı
Şeyh Çoban’ın türbesi Dersim – Mazgirt‘te bulunmaktadır. Bir koluda Çorum – Alaca – Nesimikeşlik (Büyükkeşlik) köyündedir (Kavli Aşireti).
Okumaya devam et “Şeyh Çoban Ocağı”

Değişik nüfus ve etki alanına sahip bu ailelerden en ünlüleri şunlardır: Ağuçan, Baba Mansur, Kureşan, Derviş Cemal, Sînemillî, Şeyh Delil Berxecan, İmam Rıza, Şeyh Hasan, Üryan Xızır, Cemal Abdal, Şeyh Ahmed, Seyit Savun (Zâbun) vs. (Erdal Gezik)
DEVAMINI OKU

Şanlıurfa yöresindeki İzol ve Adıyaman yöresindeki Kavî ile Xisor aşiretleri 1577 yılında Adıyaman ve Elbistan’da ortaya çıkan Şah İsmail ayaklanmasına katılan topluluklardandır.
Devamını Oku (Tıkla): Kavi Balyan Xisor Aşiretleri ve Ocakları

Kurmanc lehçesiyle konuşan Canbek Aşireti’nin bağlı olduğu İmam Rıza ocağının gerçek adı Rızaoğlu ocağıdır, daha sonradan önüne imam sıfatı eklenerek ocak imam rıza ocağı olarak anılmaktadır. Şecerelerinde Ocak Erenler Atası (Kake) Ebul Vefa Kürdîli (925 -1017) ve 4. İmam Zeynel Abidinlidir.
DEVAMINI OKU

Bünyesinde Alevî (Erzincan, Sivas, Dersim); Şafii (Urfa, Ağrı); Hanefi (Elazığ-Karakoçan); Caferî (İran-Horasan); Ezidî(Ermenistan) inançlarına bağlı üyeler bulunduran Kürt aşiretidir. Cemal Abdal Ocağı Şadıllı Aşiretinin bir bölümünün bağlı olduğu Alevî ocağıdır. Mürşidi Serçelan Ağuçan’dır. Cemal Abdal’ın, “Büyük ve Küçük Cemal Abdal” adlı iki türbesi Elazığ Karakoçan’ın Madran ve Delikan köyleri arasındadır. Ocağın talipleri Dersim, Erzincan ve Gümüşhane’dedir.
DEVAMINI OKU
FIRKA-İ NACİYE: ATEŞİ NUR, HAVASI SIR, SUYU AB-I HAYAT, TOPRAĞI YAR VE DOST
Münkir fırkasından kalmadı eser
Fırka-i Naci’den almışım haber
Kul Hüseyin— 16.yy
<<Fırka-i Naciye, Hakkın emri rızasında olanlardır ve 40 haftada bir, Hakkın divanında dar olur, pirleri tarafından sorgu sual edilirler. Sorulan sorgu, Hakkın emr-i rızasında ne kadar olunup olunmadığıyla ilgilidir. Hakkın emri ve rızasında olmayanlar “CEM” evine alınmazlar. Ancak, cem yerinde sorulan soru ve verilen ceza; ahret gününde sorgu da edilmez, cezada verilmez. Zira insanın kârı, kazancı, sermayesi dünyadır. Ahrette sorgu sual yapılacağı, sadece bir kandırma olup, milleti birbirine düşman edip kırdıran alacaların uydurduğu bir şeydir. Bunların sözleri yalandır.>> (*)

Mu, Maya, Dogon, Sümer, Mısır, Alevîlik, Evrim ve Panspermia teorileri vede diğerleri…
Mitolojiden bilime, efsanelerden, batınî yorumlara kadar varoluş, canlılık hakkında çok çeşitli bilgiler ve bunların dayanak oluşturduğu görüşler var. Yaratılış tek gerçek mi, yoksa başka bir gerçek mi var? Batınî kaynaklardan gelen bilgiler var oluş ve popüler adı ile yaratılış hakkında farklı bilgiler sunuyor. Okumaya devam et “Varlığın Doğuşu (1) : Mu”
Kul Seyyid
Giriş
Konuya geçmeden önce Alevilik ve Mürşid ocakları hakkında yanlış bilinen bir genellemeye dikkat çekmek gerekiyor. Büyük çoğunluğumuzda oluşan ” Hacı Bektaş Veli tüm erenlerin başı, Hacı Bektaş Ocağı (13.yy) tüm ocakların mürşidi’dir” gibi çok yanlış ve Alevîlik gerçekliği, Alevî tarihi ile hiç bağdaşmayan bir düşünce hakimdir. Oysaki Ağuçan, Sultan Sahak, Baba Mansur, Dede Garkın Ocakları Hacı Bektaş’dan çok önceleri var olan (ad alan) ocaklardır. Örneğin Ağuçan ve Şeyh Ahmed ve Şeyh Delil Berxêcan Ocakları 11. yy’dır. Sultan Sahak Ocağı 9. yy’dır.

Bu Aşkın Deryası Bahr-u Ummandır
Tenden sual etme ten kuru tendir
Can onun içinde gevheri kandır
Bu ilmin deryası bahr-i umandır
Sırrı kal oldukça sırdan gelirem
Kul Nesimî
Alevîlik öğretisinin bir derya olduğu, altı boş bir kabul değildir. Bunun, takdir edersiniz ki, ispatlı bir altyapısı vardır. Bu açıdan bakıldığında Alevîlik öğretisini hiçbir dinin içinde göremeyiz, görmemeliyiz. Prof. Dr. İ. Melikoff’un da dediği gibi; “bu öğreti dinler üstüdür”.

Son zamanlarda bir AY FURYASI aldı gidiyor: “Ay Ali’dir Gün muhammed” nefesinden hareketle tabi. Hatta “AY TANRIDIR” diyenleri bile okudum. Hatta Aleviler ay ve güneşe dönerek dua ederler diyenlere bile tanık olduk. Ay tanrısı “SİN”den dolayı olsa gerektir ki Sabiî (Genel anlamda diyorum çünkü Harran Sabiîleri olarak gecen topluluğun aslında sabiî olmadığı fikri daha baskındır. Harranîler demek daha doğrudur) inancında AY KÜLTÜ’nün özel bir yeri var birçok inançta olduğu gibi. Ay, Hilal olduğunda adı SİN (yaSin), dolunay olduğunda ise NİNGAL’dır. Ningal olunca hamile bir kadındır. Sin, Ningal’in kocasıdır. Bir nevi kendini var eder.
Okumaya devam et “Naci Naciye Sır Geldi (1)”

Âdem ve Havva’nın torunları dünyaya daha yeni nüfuz ederken Düşmüş Melekler yeryüzüne indiler… Tanrı’nın emirlerine karşı geldiler. İnsanlarla iç içe oldular. İnsanlara savaş, kozmetik, kıymetli taşlar ve günümüzde yaygın nice ilim ve sanatı öğrettiler. İnsanlarla düşüp kalktılar, melez çocukları dehşet saçan devler Nefilim’di. Sonra dünya çatırdadı, ekseni kaydı ve büyük bir tufan her şeyi alıp götürdü. Enok’un Kitabı tarih öncesi uzaylı ziyaretçiler, batık kıtalar gibi birçok varsayıma yol açmıştır.
Okumaya devam et “Enok (Hermes / İdris) Hakikat Sırrı”
Hamza Aksüt – Programdan Özetler(mutlaka okunmalı):
Hamza Aksüt Dede Garkın Ocağındandır, “Aleviler” adlı araştırma kitabı üzerine yapılan programda araştırmalarını anlatmaktadır, sözler kendisine aittir, ekler zaten belirtilmiştir. Bence Aleviyim diyen herkesin mutlaka izlemesi gereken bir program.
-Kul Seyyid-
(Belirtmekte yarar vardır: Ebul Vefa Kürdî “Kürdî” nispeti ile Kake yani Erenler Atası olarak bilinir. Annesi Nergis Kürt Aşiretindendir, kendisi GAWAN Kürt Aşiretindendir. Vefa lakabını ona piri vermiştir. Piri Şeyh Şenbekî ise esasen Şeyh Canbekî’dir. Canbek Kürt Aşiretidir. EK K.S)
Okumaya devam et “Hamza Aksüt ile Alevi Ocakları – Aleviliğin Kökleri”
—(1)—GÜLBANG NEDİR?—-Kelime anlamı: Gülbang=Gül Çağrısı
Gul: (Kürtçe ) – Tr: Gül
Bang: (Kürtçe ) – Tr: Çağırmak
*Gülbang Sözlük anlamı:
1. Hep bir ağızdan ve özel bir makamla yapılan dua veya ant.
2. Bir toplulukça, hep bir ağızdan ezgili biçimde söylenen kalıplaşmış dualara-dilek-isteklere verilen ad.

Yerden mi yürüdü gökten mi uçtu
Ol zaman kafire bir heybet düştü
Hint’de Muhammed’e erendi Ali
-Kul Himmet- 16.yy
Okumaya devam et “Ramayana’dan Ali’ye : Ali’nin Hind Yolculuğu”

“Baba Tahir Üryan, Ömer Hayyam’dan 150 yıl, Yunus Emre ve Mevlana’dan 200 yıl önce yaşamış olan bir şairdir. Batılı araştırmacılar onu “Kürtlerin Ömer Hayyam’ı”, “Ömer Hayyam’dan daha derinlikli” olarak nitelendiriyor. Aynı zamanda Baba Tahir Hemedanî olarak da tanınır. Baba Tahir Uryan, Dersim’deki Xizir Üryan Ocağı’nın kuramcısıdır. Kaç tane Dersimli bunu biliyor onu bilmiyorum. Aynı zamanda Ömer Hayyam, Yunus Emre ve Mevlana’nın şiir ve düşünce babasıdır. Diğerlerini bütün dünya tanıyor. Onu niye tanımıyor?”
DEVAMINI OKU

Erkek hükümran inançların hâkimiyeti altında bulunan bir coğrafyada yasaklı bir inanç olmak, Alevîlik açısından kadın konusunda bazı tedbirleri almayı zorunlu hale getirmiştir. Erkek egemen yaşam tarzı kadının sosyal yaşamı hakkında sınırlamalar getirmişse de kadın, Kızılbaş-Alevîlikte bu sınırları kırmayı başarmıştır.
DEVAMINI OKU
Adem; Alevîlik öğretisinde, insan denilen tanrısal varlığın geçici olarak kullanımına sunulmuş olan ve toprakta eriyecek olan bedenden başka bir şey değildir. Bu bedene hükmeden ve onu kullanan ölümsüz yanımız ise, Alevîlik felsefesinde “Devriye” olarak anılan reenkarnasyon yasaları gereği, akıl ve mantığı kullanarak Tanrısal bilincin kendi oluncaya kadar zorunlu olarak bu dünyaya defalarca gelip gidecektir. Macerası Hak-i-Kat kapısında sona erinceye kadar.
Afrika kıtasının balta girmemiş ormanları içinde, uygar dünya ile ilk kez tanışan bir kabile bulundu yıllar önce, DOGONLAR. Diğer tüm yerli kabileler gibi, inanılmaz bir ilkel topluluktu Dogon Kabilesi. Yarı çıplak yaşayan, avlanan, tarımla beslenen ve kendi yaşadıkları yerden başka hiçbir yeri bilmeyen bir ilkel topluluk; ama SİRİUS YILDIZI hariç.
OKUMAYA DEVAM ET
…

Seni her yerde görürüm
İçin dışını bilirim
Sırrın halka faş edersem
Halin nice olur tanrı
Kaygusuz Abdal
Alevilik inancı ve felsefesi o kadar derin ve o kadar çağ ötesindedir ki anlaşılmayı bekliyor. Aşk, merak, hayranlık ile bakabilsek aslında değerini ancak o zaman anlayabiliriz gibi geliyor bana. Tenasüh, devriye, kırklar… Şathiye! Bitmiyor aslında öğretileri. Bu dörtlü sadece ummanda birer katredir. Şathiye anlaşılması zor bir nazım şekli olarak lanse edilse de aslında hiç öyle değil. Bu mantık aslında anlatılanı deforme etmek amacı ile üretildi. 10 kıt ’alık bir şathiye içinde 5-6 tanesi niyeti, amacı anlatırken, diğerleri hedef şaşırtmacadır bana göre. Zaten dikkatli incelenince bunu görmek zor değil.

Tanrı Ali, İmam Ali, Kamil insanın prototipi Ali,İslam için baş kesen, halife ali, kimine göre timsal-i zerdüşt ali vd. …
Şu çok ilginçtir: Tanrı, yani Xwedê Kürtçe’de kök olarak XA-DA ( XE-DE ). XA (Xwe): kendi demek DE:vermek, katmak demek ve DE: Anne demek, birleşince şu anlama geliyor: Kendinden veren, kendinden katan demek. XÛ-DEY= HUDEY
DEVAMINI OKU

Bir Tanrı kurban edilsin ve böylece Tanrılar onda yıkanıp arınacak. O’nun eti ve kanıyla Nintu kili karıştıracak Böylece Tanrı ve İnsan karışacak”
(Kaynak: Samuel Noah Kramer, Sümerlerin Kurnaz Tanrısı)
>>>Alevi – Bektaşî yazınında bir de “Devir” kuramı vardır. Bu kurama göre, Gayb Âlemine, yani madde âlemine düşen varlık, önce cemat (cansızlar), sonra bitki, daha sonra hayvan, en sonra da insan biçiminde görülür. Bu aşama ve evrelerden geçer. Toprak – Ateş – Hava – Su ana dörtlüdür. Bu dört öğeden geçen insan, asıl gerçeğinden haberli olmak ve aslına kavuşmak isteğinde bulunur. Ondan sonra derece derece yükselerek, çeşitli aşamalardan geçerek Hakk’a yani Tanrı’ya kavuşur. Bu bir çeşit “iniş ve çıkış” tır<<<
DEVAMINI OKU
Evet, bizde de ocak ocaktır. Ve Pir-i piran vardır. Yani pirlerin piri… Yani Pir’siz olmaz. Delilsiz (Rayber/Rêber) olmaz. Ve cem vardır. Cem yapılır ve çok kutsaldır bizim için. Bu bir sistemdir, işleyiştir. Yine Qurban olayı var. Niyaz yapılır. Meyvelerden oluşanlar da dahil. Yine deyişler söylenir, saz çalınır. Ve bizde bir de “Kardeşlik” ve “Kızkardeşlik” hukuku var. Özellikle Cem’de. Cem’de mutlaka “kardeşi”ni ve kızkardeş”ini göstermek, ispatlamak zorundasın. Dost, can kardeşliği. Bu bir hukuk ve işleyiş oluşturur, Yarsanlar (Kakai)ler arasında. Pir her yıl bir Cem düzenler. Burada sistem ve kurallar ortaya konulur işleyişin bütünselliği sağlanır, güçlü bir birlik için çalışılır. Tezahüri, ahlaki, iş bakımından Hakk’a yakın olmak gerekir. Yani temizlik, dürüstlük, hakikatli, bağlılık olarak. Keza dil, Kürtçe’nin Goran dili, Maçeyi (Maçî)’dir. Dimili’ye çok yakındır.
– ZÎRYAN KAKEÎ
HEYDER (Lîza Hanım): https://www.youtube.com/watch?v=JnqwHWhAySI
Dîrok (Tarih) Programında William & Mary Üniversitesi Öğretim üyesi Ayfer Karakaya Stump ile Aleviliğin yazılı kaynakları, Ebul Vefa ve Vefailik akımının Alevilik üzerindeki etkileri konuşuldu.
Karakaya: Vefailik, Anadolu Dinî tarihini yeniden ele almamızı gerektirecek kadar önemli.
El Kakes (Erenlerin Atası) Tac’ül Arifin Seyyid Ebul Vefa-i Kürdî Kimdir:
Ağuçan, Mineyik, Sultan Sinemilli, Kara Pirbad, Şeyh Ahmed Dede, Şeyh Delil Berxican, Derviş Cemal, Dede Garkın, Hızır Üryan gibi Alevi Pir ve Mürşid Ocaklarının şecerelerinde de geçen bir velidir. Menakıbında Semah döndüğü, bunun için tutuklandığı ve Musahip törenleri gerçekleştirdiği açık, belli olan Ebul Vefa Kürdi 10-11. yyda, Hacı Bektaş, Yunus Emre ve Mevlana’dan yüzlerce yıl önce yaşamıştır.
VİDEO LİNK
..